Köklerinden Güç Alan Bir Kültür.
Geçmişten bugüne uzanan yolculuğuyla, geleneklerini yaşatmaya devam ediyor.
Geçmişten bugüne uzanan yolculuğuyla, geleneklerini yaşatmaya devam ediyor.
YAYLA GEZİSİ
Niğmetullah Uçar
Hasan Ali ile Mustafa Polat
Birlikte yaylaya giderken gördüm
Mezarlık yanında on birdi saat
Çapıtlı Dede’den geçerken gördüm
Seki’yi dolaştık TOKİ’den geçtik
Eşşekyatağı’ndan Çanlan seyrettik
Dumluca’da olan sudan bahsettik
Tatlı tatlı rüzgâr eserken gördüm
Ekizoluk’tayken baktım etrafa
Yolları düşündüm karıştı kafa
Sohbet ediyorken karıştım lafa
Önceleri hayal ederken gördüm
Pelitler büyümüş kesilmeyince
Her sene yaprağa girilmeyince
Tarlalar gen kalıp ekilmeyince
Sınırlar kaybolmuş bakarken gördüm
İnönü’nde kiraz bahçeleri var
Veli Efendi’nin haftına kadar
Bir çeşme yapılmış suyu bol akar
Geçmişine hayal kurarken gördüm
Yellibel’e vardık kiraz bahçesi
Bizi karşıladı rüzgârın sesi
Gizir Hüseyin’in mahzun hanesi
Araçtan dışarı çıkarken gördüm
Hala yıkılmamış yayla damları
Taşıyor içinde hatıraları
Önce yoktu; şimdi var pınarları
Tarlada aşağı inerken gördüm
Solmaya başlamış yonca çiçeği
Başına topluyor börtü böceği
Dağlar ıssız kalmış budur gerçeği
Rengârenk çiçekler açarken gördüm
Karşıda Akdağ’ın var çolpakları
Seyrettik karşıdan biz Akmunar’ı
Gördük kayaları boz armutları
O.T.P. yazısın ararken gördüm
Efegızıgilin suyuna vardık
Çeşmede su yoktu mescidi açtık
Almalımunar’da geçmişe daldık
Dününe hayaller kurarken gördüm
Maşadalanı’nda ekinler vardı
Tarlalar bakımsız yolları dardı
Meşhur Gocamunar önü havardı
Duvarın başında izlerken gördüm
Bazen gelen olmuş söğüt dibine
Rastladım ocakta kalan külüne
Baktım yaylaların en son haline
Gönlüme hüzünler katarken gördüm
Bozdağ arkamızda önü Ahmadıl
Rampadan inerken yolları çakıl
Etrafı izlerken gönlünce takıl
Diyerek maziye dalarken gördüm
Ahmadıl’da musluk suyu azalmış
Evler, öreneler çok garip kalmış
Yayla mahzunlaşmış, kedere salmış
Kuru armut dalı kırarken gördüm
Sıradaki yayla Tandırçukuru
Yol kenarındaki çeşmesi kuru
Memiş Yazıcı’nın yoktur oluru
Evinin önünde dururken gördüm
Kemikliesiğe çeşme yapılmış
Dağlar arasından yollar açılmış
Anırcak kapılar ardında kalmış
Cığılkapılardan geçerken gördüm
Tepeler arası uzayan tarla
İki yanı kaplı sıra dağlarla
Eskiden dolardı kışları karla
Düşünüp şekline bakarken gördüm
Tandırçukuru’ndan taa Şamata’ya
Tarla sıralanmış bu uzantıya
Yıkık evler hizmet etmiş obaya
Dağın eteğinde geçerken gördüm
Düden önündeki çeşme damlıyor
Arılar sürekli suya kanıyor
Dut ağacı bile faydalanıyor
Karşıları resim çekerken gördüm
Geri döndük yine yolları taşlı
Hedefimizdeydi Göğelençalı
Geçmiş hatıralar yaşatılmalı
Gençliğimi hayal ederken gördüm
Gargaduzu hemen karşımızdaydı
Anırcak tepenin arkasındaydı
Evler tarlaların kenarındaydı
Örenelerini izlerken gördüm
Eni dar tarlanın uzundur boyu
İki kenarında var iki kuyu
Ardıcın, pelidin gölgesi koyu
Dibine oturup beklerken gördüm
Kemikliesik’ten Gargaduzu’na
Alata yolundan Gumçukuru’na
Musagölü kaldı yolun soluna
Mezarın yanından dönerken gördüm
Gölalanı mola verdiğimiz yer
Dikiliağaç’tan kalmamış eser
Kösürelik’ten de yol devam eder
Hadimli oğlanı geçerken gördüm
Alata musluğu topaktaş bakar
Çayırda ev yapmış oturanlar var
Gavığınini’nde çok hatıralar
Kendimi sığırı güderken gördüm
Bekmez’in suyunun yanından geçtik
Uluyol taşlıydı biz onu seçtik
Genç iken yaylada çok ekin biçtik
Geçen o günleri anarken gördüm
Kıraç’ın ağaçsız tepelerinde
Başyayla’nın ıssız yörelerinde
Dibekli boğazı derelerinde
Neler yaptığımı giderken gördüm
Kellergoyağı’na uzaktan baktık
Mezargediği’nde bir yorum yaptık
Kaynarmunar’da da mescide saptık
Kıble tespitini yaparken gördüm
Aktopraklık, salı sınırı dedik
Sineklieğriğin yanına geldik
Çamıryalanı’ndan transit geçtik
Asfalttan kenara saparken gördüm
Yağrıngölü şendi; bahçeler vardı
Gönlüme zevk veren mor yoncalardı
Söğütlü çeşmenin suyu akardı
Üstünden tekneye bakarken gördüm
Çakıllı, Kesikçal, Bolay yaylası
Garaçal’da idi ardıcın hası
Tayyudan’da hoştu balık tutması
Böğede bir sepet atarken gördüm
Dikmen’de tarlaya çavdar ekilmiş
Çakıllı goyağı tam boş değilmiş
Çaba sarf edilip emek verilmiş
Rüzgâr başakları sallarken gördüm
Rampadan inerken Oluğönü’ne
Yönümüz dönüktü Bolay yönüne
Çoban koyunları katmış önüne
Süt bol olsun diye güderken gördüm
Oluğönü’ne bir duvar yapılmış
Tahtayı oyarak oluk takılmış
Ardıcın dalına bir ip asılmış
Gölgeye oturmuş beklerken gördüm
Edilhan’a indik taş tepesine
Ulaştık yörenin son çeşmesine
Yakınından baktık İtderesi’ne
Salınmış ineği ot yerken gördüm
Oluğönü üstü, sol yöne saptık
Çaşırlıbucağa doğru ulaştık
Çeşmenin üstünden dört yana baktık
Yol nerde diye sorarken gördüm
Arılıklar hâlâ dik duruyordu
Nohutalanı’na gidilmiyordu
Sığınçukuru’na varılmıyordu
Hayalen gözümü kaparken gördüm
Geri dönüyorken dağlara baktık
Dikmendedesi’ne dar yoldan çıktık
İnerken Yağardıçalanı’ndaydık
Tepeden köşeyi dönerken gördüm
Devegayası’nı güzergâh seçtik
Yarışalanı’nın yanından geçtik
Kekircek kayası Arıkyol dedik
Köprüde dereyi akarken gördüm
Asarcık, Çamırcak, Eskimezellik
Milletbahçesi’nde vardı güzellik
Değirmenköprüsü yanına geldik
Uçurumharman’a bakarken gördüm
Niğmetullah bugün dolaşıp geldi; Gönlü hoş…