Köklerinden Güç Alan Bir Kültür.
Geçmişten bugüne uzanan yolculuğuyla, geleneklerini yaşatmaya devam ediyor.
Geçmişten bugüne uzanan yolculuğuyla, geleneklerini yaşatmaya devam ediyor.
MEHMET ASLAN (SARIKIZ’IN MEHMET)
Ömer DARCAN
Güz günleri… Sonbaharın son demlerine kadar, siyah uzun pardesünle Çingirin sokaklarında mütevazı hâlinle, küçük-büyük herkesin gönlünü alan ender insandın.
Sobada pişirdiğimiz patatesleri yufkaya dürerken; “Keşe gel bizim gız, sofra sensiz olmaz.” diye keş tabağına nazını geçiren yiğit insandın.
Demlikteki çay tükenene, kösürelik Asarcık hatıralarını ufkumuza yazana kadar; kederli bakışlarınla anlatan sürme gözlüm…
Her bahar Kösüreliğe bir söğüt diktim, “Seneye açar umuduyla.”
Ömrünü yeşile, ağaca, ormana adayan; çam özlü, defne kokulu insandın.
Kim borç istediyse kimseyi kırmadın.
Cebindeki paraları herkesle paylaştın.
Cömertliğin zirvelerdeydi.
Çoğundan bilerek geri almadın; bazıları da vermemek için “unuttuya” verdi.
Ama sen asla kimseye küsmedin.
Bir aile hayatına özlemle, günlerini sabırla bekledin.
Kader bu ya… Sen beklerken, seni seven Allah seni daha önce aramızdan aldı.
Öyle bir vakitti ki… Hastalığına son mektubu yazarken, abin Bekmez Hasan’ın acısını günlüğüne karalamıştın.
Öyle bir acıydı ki, hanginize ağlayacağımızı bilemedik.
Kız yeğenlerin iş yerindeyken acı haberini alıp mahalleye geldiğinde, yeni bir kıyamet kopuvermişti.
Son bakışın kimeydi bilemedik kara gözlüm…
Ama acın hâlâ Gebe Kayası kadar ağır,
Özlemin Sarıyar kadar büyük.
Asarcık’ta gazallar rüzgârın etkisiyle ceviz ağacının altından uzaklaşırken,
Sana her defasında gözyaşını damlatan o uzun asma hâlâ yerinde…
Ve hâlâ seni bekliyor.
Seni çok özledim.
Rahmet ve nurla dolsun kabrin.